Bugün

     Bugün bu yazıya başlarken aklımda çocuk yapmaya karar verdiğimiz Nisan 2012 Berkeley gezimizden bahsetmek, bir kafede tesadüfen tanıştığımız sosyolog Cihan Tugal’ı ve yanıbaşında uyuyan dünyalar tatlısı bebeğini hatırlamak, bu romantik sahnenin bizi gamsız bir tatilden nerelere getirdiğini (!) yad etmek vardı. O gezinin detaylarını hatırlamak için bloguma döndüğümde Berkeley gezisini üç ayrı yazıda anlattığımı hatırladım. Öyle detaylar ki çoğunu ay evet yaa diyerek … Continue reading Bugün

Değişmek, en sevdiğim.

Kırklarıma ramak kala eskiden inandığım doğrularımın zaman içinde bir bir değişmesini hayretle ama aynı zamanda huzur içinde izliyorum. Beni ben yaptığını sandığım karakteristik özelliklerimin bile esnediğine şahit oldukça “zamanın eli değdi bize” diyorum. Sosyal medya üç yıl önce yazdığım bir yazıyı hatırlattığında “ayyyy bunu ben yazmış olamam” oluyorum, o zamanki ben şimdiki bana ne kadar uzak. Ama bu utancıma seviniyorum içten içe, sürekli değişiyorum ne … Continue reading Değişmek, en sevdiğim.

10 yıl önceki benle sohbetim

Geçen gün Meriç’le arkadaşlarımızın köyden getirdiği çiğ sütü kaynatırken taşmasın diye tencerenin tepesinde bekliyorduk. Bir yandan da kaymağı güzel oluyor diye duyduk ama nasıl toplamamız gerektiği hakkında bir fikrimiz yok. Isıtırken azar azar mı toplasak yoksa soğuyunca komple mi alsak diye elimizde kaşık akıl yürütürken beni bir gülme aldı. Dedim bundan 10 yıl önce bu saatlerde Nevizade sokaklarında midye dolmaya dalardık, şimdi halimize bak, kaymak … Continue reading 10 yıl önceki benle sohbetim

Ayna ayna söyle bana, nedir benim arızalarım?

İnsanın kendini tanıması, bilmesi; buna rağmen bazı durumlarda kendini değiştirememesi pek ilginç. Mesela şu an bir çırpıda kendimde sevmediğim özelliklerimi sayabilir, bunların bana hayatımın hangi alanlarında zorluk çıkardığını anlatabilirim. Ama iş kendini değiştirmeye gelince o öyle yüzleşmek kadar kolay değil işte. Aman canım daha kendisiyle yüzleşemeyenler de vardır, buna da şükür diyebilirdim ama demiyorum, neden? Çünkü her insan kendinden sorumlu. Sana ne başkası neyle yüzleşmiş … Continue reading Ayna ayna söyle bana, nedir benim arızalarım?

Çocuklu Tatil Vol. III

Maaile çıktığımız bir tatilimiz daha görece sorunsuz ve keyifli başladı. Geçen sene Assos’un huzurunu yeterince kaçırmadığımıza kanaat getirerek bu seneki tatilimizi yine burada geçirmeye karar verdik. Meral Bayraktaroğlu ekolünden çıkmış biri olarak benim için arabayla tatile çıkmak demek o arabayı tıka basa yemekle doldurmak demek çünkü başımıza yolda gelebilecek en büyük felaket ağzımızın boş kalması olabilir. Yol boyunca her türlü huysuzluk, sıkıntı, kavga, didişmeyle başetme … Continue reading Çocuklu Tatil Vol. III

Baba planımız ne??!!

Sevgili blog, Eğer kusuruma bakmazsan sana uzun zamandır görüşmek istenen ama bir türlü fırsat yaratılamayan arkadaşa yapılan açıklamayla geleceğim: İnan ki hep aklımdasın!! Şaka değil doğru, ne zamandır seni ihmal ettiğimin fakındayım ama bir türlü istediğim ilham gelmiyor. Benim ilhamdan anladığım bir oturuşta hiç nefes almadan, geriye dönüp bakmadan, iki paragraf sonra durup da eee şimdi ne anlatsam demeden yazmak. Tabiri caizse ağzı laf dolu … Continue reading Baba planımız ne??!!

Kamu Spotu: Kardeş şart

Oğlanlar ışık hızıyla büyüyor. Onların ne kadar hızlı büyüdüğünü durduğum ve düşündüğüm nadir anlarda farkediyorum, özellikle blogumda eski yazılara daldığım anlarda… Sanki bir akıntıya kapılmışız, hızla sürükleniyoruz. Boğulur gibi değil, çoğunlukla keyifle ve gülerek, zaman zaman biraz endişeyle, oldukça yorgun ama pes etmeden kaptırmış gidiyoruz. Nehrin sonunda hangi denize, nereden, nasıl kavuşacağımızı bilmeden. Bazen bu hız beni üzüyor, korkutuyor, anın tadını yeterince çıkaramıyormuşuz gibi geliyor. … Continue reading Kamu Spotu: Kardeş şart

Mutluluk

Mutluluk kolay değil, mutluluk bize altın tepside sunulmuyor. Mutlu olmak çaba gerektiriyor. Hayat hepimiz için zor. Evli olan için de, bekar olan için de, boşanmış olan için de, çocuğu olan için de olmayan için de, olsun diye çabalayan için de zor, birinin yanında maaşlı çalışan için de, kendi işini yapan için de, kilo almaya çalışan için de, kilo vermeye çalışan için de zor, hep zor. … Continue reading Mutluluk

Baharın Geldiğini Nasıl Anlarız?

Ofiste temiz hava almak için camı açtığınızda bir daha kapamak içinizden gelmiyorsa, Yüzünüze açık camdan tatlı tatlı çarpan ılık rüzgâr sizi başka diyarlara ışınlıyorsa, İçinizde sebepsiz bir mutluluk varsa, hop oturup hop kalkıyorsanız, Hava daha aydınlıkken işten çıkabiliyor ve çocuklarla parka mı gitsek acaba diye plan yapabiliyorsanız, Tatil planları yapmak aklınızdan geçmeye başladıysa, Hafta sonu çayır çimene gidip yayılma isteği baş gösterdiyse, Açık renk kıyafetleri … Continue reading Baharın Geldiğini Nasıl Anlarız?

Kendine Neyin İyi Geleceğini Bilmek

Yine uzun zamandır blogumu nadasa yatırdığımı farkettim. Diğer çoğu alışkanlıkta olduğu gibi blog yazmakta da arayı açmak sakıncalı. Parmaklar paslanıyor, yazmak nefes almak gibiyken gözünde büyümeye başlıyor, aklına yazacak bir şey gelmiyor… Sonra bir gün orda bir blog var uzakta, o blog benim blogumdu diye iç çekerken buluyorsunuz kendinizi. Bu sınavın bir benzerini koşu ile yaşıyorum. Son beş yılda ikisini de tamamen bıraktığım hiç olmadı … Continue reading Kendine Neyin İyi Geleceğini Bilmek